ZİLSİZ OKUL


Suat ACAR
cymbzy@gmail.com
 
 

Öğrenciliğimin ilk beş yılı, Anadolu’nun yirmi hanelik bir köyünde, 1970’te köy halkının iş birliği ile yapılan bir okulda geçti. Çevre köylerde okul olmadığından onların çocukları da bizim köyün okuluna gelerek eğitim alırlardı. İlkokul yıllarımız birleştirilmiş sınıflarda geçti. Teneffüse çıkarken zile ihtiyaç yoktu. Öğretmen sınıftan çıkar ve herhangi birimize zili çalın diyene kadar teneffüs yapardık. Etrafı kavaklarla çevrili okul bahçemizde yaptığımız maçlara öğretmenimiz de dahil olmuşsa teneffüsler beklenmedik şekilde uzardı. Öğretmenimiz “zili çalın” dediği an hep beraber fırlardık, pirinçten zili kim kaparsa o çalardı. Okulun tamamı 20 kişi civarındaydık. Esasında zile de ihtiyacımız yoktu. Küçük, tek gözlü bir okul binasıydı. Ama zil çalıyordu ya, adet yerini buluyordu işte.

İlkokuldan mezun olalı otuz beş yıl olmuş. İlkokuldan sonra ilçedeki yatılı okulda devam ettim, ortaokula. Okul büyümüştü, toplu olarak hareket etmek gerekiyordu. Ders başlangıçları, ders bitişleri, yemek zamanı, etüt zamanları, uyku  ve uyanma zamanlarımız hep aynı şekilde, zil çalınarak bize bildiriliyordu.

Lisede Ankara’ya geldim. Okul daha da büyüdü, öğrenci sayısı bizim ilçenin nüfusuna denkti belki de. Tabi ki, zil kullanılacaktı. Ama ziller artık otomatik çalıyor. Ders başlangıçları ve bitişleri yine zille belirleniyor.

Üniversiteye başladığımda, derse girmek için zilin çalmasını bekledim. Zil çalmadı ama hoca geldi derse girdi. Sonra zil çalmadan hoca dersi bitirdi ve gitti. Üstelik dersin bitiş vakti gelmemişti. Bir süre zil neden çalmıyor diye düşündüm, zil çalsa diye kendi kendime söylendim ama sonra alıştım sürece ve zili unuttum.
Sonra öğretmenlik yılları. Bir eğitimci olarak öğrenciliğimden itibaren, zil hayatımın bir parçası. Öğrenciliklerinden sonra zili unutan diğer mesleklerdeki çalışanların aksine, emekliliğimize kadar biz eğitimcilerin hayatında zil var.
Eğitimin kitleselleştiği 1850’li yıllardan itibaren zil meselesinin eğitim ortamlarında kullanıldığını düşünebiliriz. Bir ortamda davranış uyumunu sağlamanın yolunu organizasyonlar kurmak zorunda olanlar, zil ile sağladılar. Kitlesel çalışma ortamları olan fabrikalarda, okullarda zil bir şey yapma vaktimizin geldiğini anlattı bize. Pavlov’un meşhur deneyinin elemanları mıydık?

Eğitimciler olarak, sabah zil ile uyanıp, işimize zil ile başlıyoruz, 40 dakika iş yapıp 10 dakika dinleniyoruz. Her 50 dakikada derse giriş zili, öğretmen zili ve dersten çıkış zili olmak üzere üç zil ve zilden sonra da bir kadından bazı öğütler dinliyoruz. Bir lisede 8 ders saati var, kursları saymıyorum bile. Sekiz saatte, 24 kez yüksek volümlü zil sesi öğretmenlerin ve öğrencilerin zihnine kazınıyor.

Tabi bu arada, ziller çok değişti, şarkılı türkülü ziller var artık. Klasik müzik çalınabiliyor. Çalınan müziğin durumuna göre milli duygularımız günde 24 kez kabararak derslerimize girip çıkabiliyoruz.

Peki, “gerçekten zile ihtiyacımız var mı” sorusunu sorduran ne oldu bize? Tabi ki bireysel bir farkındalıktan kaynaklı değildi, Milli Eğitim Bakanlığı bürokratlarımızın arayışlarından kaynaklı bir sürece başladık. Birkaç okul birlikte başladı bu sürece. Sessiz sedasız uygulamayı yapıp, sonuçlarını gördükten sonra yaygınlaştırmayı planladık. Ekim 2018 sonunda başladık uygulamaya. Bir aylık bir süre ön gördük.  Uygulamamızı yaptık. Öğrenci ve öğretmenlerimize anketler uyguladık ve süreci sene sonuna kadar uzatmaya karar verdik. Dolayısı ile 2018-2019 Eğitim Öğretim yılı sonuna kadar zil çalmayı bıraktık.

Bu arada bazı iller ve ilçeler tüm okullarda zil çalmayı bıraktı haberlerini okuduk.

Sınıflarımızdaki saatleri ayarladık, koridorlarımıza saatler astık. Ders giriş çıkış saatlerini daha görünür kıldık, sınıflar ve koridorlara zaman çizelgelerini astık. Zaman yönetimi konusunda öğrenci ve öğretmenlerimize uyaranlar verdik.

Başlangıçta alışkanlıklarımız bizi zorladı. Zili aradık. Derslere geç kaldık. Öğretmenlerimiz zorlandılar. Nöbetçi öğretmenlerimiz söylendiler. Ama bir süre sonra, okulumuzda ders çıkışlarının hiç aksamadığını, teneffüslerdeki gürültünün azaldığını, ders girişlerindeki sorunlarınsa zilin çaldığı zamanlardakinden daha az olduğunu tespit ettik. Çünkü, öğretmenlerimiz derslerine zamanında gitmeye daha çok dikkat etmeye başladılar. Öğrencilerimiz de öğretmenlerinden önce sınıfta olmaya gayret ettiler. Hiç aksamalar olmadı mı? Zil çaldığı zamanlardakinden daha fazla olmadı.

Senenin sonu geldi ve hala zil çalmıyoruz. Bundan memnun muyuz? İdareciler olarak memnunuz, öğretmenler olarak memnunuz, yaptığımız anketlerden anlıyoruz ki öğrencilerimiz de memnun. Mutlaka okul çevresinde oturan mahalle sakinlerimiz de memnundur.

Yani, biz aylardır zilsiz bir okuluz. Bizce biz iyi bir şey yaptık. Gürültü kirliliğini azalttık.  Elektrik tüketimini azalttık. Zamanımızı planlamayı, iyi kullanmayı öğrendik. Zili hayatımızdan çıkardık ve bu yılı zilsiz  okul olarak kapattık. Bir uyarana ihtiyaç duymadan, derslerimize girip çıktık. Kitlesel eğitim ortamlarında da üzerinde çalışılırsa uyaransız olsa da beklenen davranışların ortaya konabileceğini kendimize ispatladık. 

Peki, neden yazıyorum bunları?  Çünkü iyi bir uygulama yaptık. Bu örnek bir uygulamadır. Bu uygulamanın bütün ülkede hayata geçmesini istiyorum. Çünkü, benim, çalışma arkadaşlarımın ve öğrencilerimin bir yıllık emeğine denk geliyor. Çünkü, şimdi başka bir görevde olsa da, o bürokratımızın bunda hakkı var. Ve belki başka yöneticiler ve öğretmenler de zilden kurtulmak isterler, okul çevresindeki vatandaşları da kurtarırlar.
Bir not daha…Okulda herkes farklı bir şey yaptığını düşünüp, kendisini iyi hissediyor. Birlikte anketleri değerlendirdiğimiz rehber öğretmen arkadaşlarımın heyecanını görseniz siz de heves edersiniz. Bunun için bile değer.

Peki, bir yıllık emeğimizi iyi anlatabildim mi? Bilmiyorum. Ama elimden geleni yaptım. Bütün paydaşlarımın emeklerine saygımın gereği bu. Hepsine teşekkür ediyorum.

 





YORUMLAR

Dilek SEKÜCÜ
06-06-2019 07:21:00
Yeni fikirlere ve uygulamalara açık okul müdürlerimizden olmanız bizi mutlu ediyor, teşekkürler Suat Acar

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI