Yeni "Nasıl" Soruları


Suat ACAR
cymbzy@gmail.com
 
 

Son liselere giriş sınavının soruları üzerinde çok konuşuldu. Hemen herkes soruların zor olduğu konusunda hemfikir.

Bütün soruların zor olması diye bir durum yok. Çok basit sorular da var. Ama genel olarak matematiğe bakar öğrenciler. Bir sınavda en büyük eleme matematikten olur. Bu gerçek değişmiyor. Matematik soruları zorlaştıkça da çocuklarımız matematikten soğuyor, matematik ve matematikçiler ile aralarına mesafe koymaya devam ediyorlar.

Bu yıl matematik sorularının zorluğu yine gündem oldu. Matematik öğretmenleri, matematik profesörleri matematik sorularının zorlayıcılığından bahsettiler. Zaten işlem yapma zorluğu yaşayan çocuklarımız gerekli şekilde eğitilmeden bir de sayfalarca metinler ile uğraşmaya başladılar eleştirileri gündeme oturmaya başladı.

Aynı durum sadece matematikte değil, diğer dersler açısından da geçerli. İnkılap tarihinde bir sorunun bir sayfayı kapladığını görebiliyoruz. Soru çok mu zor. Hayır. Ama daha ilk bakışta, görüntünün çocukları zorladığını söylemek gerekiyor. Çocuklarımızın okuma alışkanlıkları iyi olmalı, çalışma alışkanlıkları oturmuş olmalı bu soruları çözebilmeleri için.

Esasında bu sınav bütün öğrencilere uygulanmaması gereken bir sınav olmalıydı. Ama bütün öğrenciler sınava giriyorlar eski alışkanlıkla. Bu sebeple alınan olumsuz sonuçlar bu sınav için sağlıklı şekilde hazırlanmamış ama potansiyeli olan çocuklarımız üzerinde travmalar yaratıyor. Oysa öğrencilerin hemen hemen yüzde onu girebilecekti okullara bu sınavlarla. Sınavla girilecek okulların sayıları da artmayacak ve zamanla azalacaktı. Dolayısı ile tüm çocuklar bu sınavlara girmek için çaba içine girmeyecekti. Peki süreç böyle işliyor mu? Kaç aile çocuğunun sınava girmemesini kabul edebiliyor? Bu konuda toplumsal psikoloji sağlıklı oluşturulabiliyor mu? Sınava girmek istemeyen sekizinci sınıf öğrencilerine öğretmenlerinin bakış açısı nasıl? Burada bir sıkıntı var.

Ama konumuz yeni nesil sorular. Bunlar nasıl sorular demek daha sağlıklı olacak. Her şeyi abartıp, sürdürülemez hale getirmemiz gerekiyor mutlaka. Türkçe sorusu bile bir matematik sorusuna dönüşmek zorunda mı? Yeni nesil soruları “yeni nasıl soruları” olmuş durumda. Burada da abartılı tutumlar oluşmadı mı? Sorulan kimi matematik sorularının sistemdeki kimi matematikçiler tarafından çözülememesinin söz konusu olup olmadığını merak ediyorum.  Üniversiteye hazırlanan çok öğrencinin de bu soruların büyük kısmını çözemeyeceklerini düşünüyorum.

Ortaokullarımız bu sorulara göre mi hazırladılar çocukları sınavlara? Kaç okul bu sorulara göre öğrencilerini hazırladı? Kaç öğretmen yeni nesil soru sorabiliyor derslerinde? Ancak özel okullara, dershanelere giden çocuklar bu sorular ile çalışabiliyorlar. Peki, bu durumda dershaneye veya özel okula gidemeyen çocuklarımızın bu sorularla başa çıkma şansları var mı? Bir sistem değiştirildiğinde bütün okulların ona uygun eğitim yapmaları gerekmiyor mu? Burada da bir sıkıntı var.

Öğrenciler bu yeni nasıl soruları sevmediler. Evet, okumaları gerekiyor, sabırlı davranmaları gerekiyor, çözümlemeleri gerekiyor. Doğru. Ama öğrencilerin bu soruları çözmeyi anlayacakları şekilde hazırlanmaları gerekiyor. Öğretmenlerimizin gerekli sorumluluğu alıp, öğrencilerini buna göre hazırlamaları gerekiyor.

Aksi takdirde çokça kendisine güvenemeyen, sınav ve sorulara karşı önyargısı oluşmuş çocuğumuz elimizde patlayacak.





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI