ŞİDDETİN EĞİTİME ETTİĞİ


Suat ACAR
cymbzy@gmail.com
 
 


Eğitim öğretim yılı başlamasıyla eğitim ortamındaki şiddet haberleri de gelmeye başladı.

Geçmişte öğretmenlerin uyguladığı şiddetten bahsederdik, buna yönelik önlemler almaya çalışırdık.

Günümüzde öğretmene uygulanan şiddetten bahsediyoruz. Geçmiş yıllarda odalarında vurulan yöneticileri, okullarda bıçaklanan öğretmenleri konuştuk. Bunlara tepkiler gösterdik ve bu tepkilerimiz ile şiddet son bulur diye düşündük.

Bu şiddet sarmalında, önlem alınmadan eğitim ortamındaki şiddetin de son bulması mümkün gözükmüyor. Yeni eğitim yılı ile öğrencilerinin ortasında dövülen öğretmenler, odasında dövülen yöneticiler haberleri medyada alıp yürüdü. Dövülen öğretmen hastaneye kaldırılırken, döven veli salıverildi. Ne güzel. Kamuya ait bir ortama git, şiddet uygula ve elini kolunu sallayarak çık, bir şey olmammış gibi ortalıkta dolaş.

Bu hali ile bu şiddet son bulmaz. Öğretmene azıcık kızan, yöneticiye azıcık kızan veliler akrabalarını da yanlarına alıp ortalığı şiddete boğacaklar. Devlet de çaresizce durumu kabullenecek, izleyecek. Olur mu? Olmaz. Devlet aciz değil. Öğretmen de sahipsiz değil.

Ancak, öğretmene sahip çıkacak bakanlık, sendikalar birkaç sosyal medya mesajı ile bu sorunu çözemezler. Öğretmene sahip çıkmak eğitim sistemine sahip çıkmaktır. Eğitim sistemine ve öğretmene güven kaybeden toplum ayakta kalamaz. Bu bilinci hayata geçirmeliyiz. “Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum” sözünü söyleyebilen bir toplumda eğitimciye bu kadar şiddet neyin nesidir?

Çözümü gayet açık. Çözüm yolu yine eğitimden geçiyor. Öncelikle Öğretmenlik Meslek Kanunu bir an önce çıkarılmalı. Öğretmenlerin toplumdaki statülerini iyileştirecek olanaklar tanınmalı. Öğretmene dokunmaya kalkan, şiddet uygulamaya kalkan, söz ile saldırana karşı tedbir alınmalı. Eğitim ortamında şiddet gösterisinde bulunan bir vatandaş, o ortamda bulunan bütün çocuklarımıza kötü örnek olmuş sayılmalı. O vatandaşın kendi çocuğuna da şiddet uygulayacağının farkında olunmalı ve hem polisiye hem de psikolojik tedavi yoluna gidilmeli.

Öğretmenlerin sahibi kim peki? Öğretmenler.

Öğretmenler örgütlendikleri sendikalara bir bakarlarsa gerçek problemleri ile ne kadar ilgileniyorlar diye, bir çözüm ortaya çıkar. İyi işler çıkaran sendikalar zaten bu konuda Bakanlığı, dolayısıyla siyasi otoriteyi de önlem almaya zorlarlar.





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI