OKULLARI NASIL AÇARIZ? İKİ ÖNERİ


Suat ACAR
cymbzy@gmail.com
 
 

Bir buçuk ay oldu okullara ara vereli. Bu arada öğretmenler canlı dersler yapıyorlar. Ama okul gibi olması mümkün değil. Bu uzaktan eğitim tecrübesi mutlaka bir kazanım olacak ve işimize yarayacak ama öğrenci için okul ve öğretmen şart.

İlerleyen günlerde mutlaka uzaktan eğitimin artıları ve eksileri üzerinde durulacaktır. Şimdilik söylemeliyiz ki okul olmadan kazanımların tam olarak öğrenciye verilebilmesi oldukça zor gözüküyor. Bunları Milli Eğitim Bakanımız Ziya SELÇUK ifade etti zaten. Ama yüz yüze eğitimin bir tamamlayıcısı olarak rahatlıkla kullanılabilir uzaktan eğitim. Bir de evde eğitim zorunluluğu yaşayan çocuklarımızın evine gidecek öğretmen bulunamadığı zaman başvurulabilir. Muhtemelen dershaneler ile Destekleme ve Yetiştirme kurslarının da yerini alabilir.

Şu süreçte yüz yüze eğitimin önemi, öğretmenin eğitim hayatındaki yeri oldukça derin biçimde anlaşıldı. Hayatımızda nitelikli öğretmene ciddi şekilde ihtiyacımız var.

Okulları bir süre sonra açacağız. Çünkü her birimiz normal hayatımıza dönmek istiyoruz. Öğrencilerimiz okula gelsin ve derslerine başlasınlar. Tabi ki hayati tehlike sona erince, gerekli güvenli ortam oluşunca uygulamak üzere, sosyal mesafe kurallarına uymak üzere okullar açılmalıdır. Peki nasıl? İki öneri sunmak istiyorum. Zihnimde kalacağına, burada kalsın.

  1. Sınav odaklı okul.

Sınıf başına 10-12 öğrenci düşmek üzere ve maske kullanıp, hijyen şartlarını sağlamak şartı ile sınava girecek 8 ve 12. Sınıflara yönelik planlama ile okullara başlanabilir.

Diğer sınıflar eba üzerinden canlı derslere devam ederler. 8 ve 12. Sınıflar bir, bir buçuk aylık programla sadece mihver dersler işlenmek üzere okula alınabilirler.

  1. Nöbetleşerek okul.

8. ve 12 sınıflar haftada iki gün olmak üzere, ortaokullarda 5,6,7 sınıflar; liselerde 9,10,11 sınıflar haftada birer gün olmak üzere, sosyal mesafe, maske ve hijyen şartlarını sağlamak şartı ile 10-12 kişilik sınıflar oluşturularak, mihver dersler işlenmek şartı ile okula alınabilirler.

Öğrenciler okula gelmedikleri günlerde eba üzerinden öğretmenleri ile okulda gördükleri derslere yönelik pratik yaparlar ve konuları tekrar ederler.

İlkokul öğrencileri uzaktan eğitime en güzel takip eden ve evde eğitime en güzel uyum sağlayan grup olduğundan uzaktan eğitimle evde devam edebilirler. İhtiyaç olursa İlkokul binaları da sosyal mesafe kuralını sağlayabilmek için ortaokul ve liseler için kullanılabilir.

Hayatın bütün insanlığa en güzel şeyleri nasip edeceğine inanmak; kendimiz, ülkemiz ve dünyamız için en iyiyi istemek ve gerçekleşmesi için elimizden geleni yapmak görevimiz.

Zira, kaybettiğimiz rutini yeniden yakalamak büyük düşümüz oldu.





YORUMLAR
7 Yorum

Isa
27-04-2020 02:27:00
Bu pandemi bize gosterdiki dersler çok fazla bir öğrenciye gunde 8 saat haftada 40 saat ders dayatmasi yapilmamali. Pekala cocuklara temel dersler verilip gunde en fazla 5 ders (tercihim 4 ders 40 ar dk dan olmasi yonundedir.) evde internet uzerinden diger dersler e girmeleri saglanmalidir. .. hayat eve sıgar. Biz sıgdiramamisiz şimdiye kadar...
ŞEKÜRE OTAĞ
26-04-2020 17:15:00
Ben bir sınıf öğretmeniyim, önerim ilkokullar için öğrenci sayısı ikiye bölünsün, yarısı sabah, yarısı öğleden sonra gelsin, toplam da 8 saat ders olsun. Tabi hijyen, maske kesinlikle önemli. Öğle arası verilecek boşluk hariç her teneffüs çocuklarımızla ilgilenelim, teneffüs saatleri de her sınıf için farklı zamanlarda olabilir.
Sezgin Türkkan
26-04-2020 13:35:00
Çok güzel..
Elif ATALIK
26-04-2020 12:37:00
Ben de ayni düşuncedeyim.Almanya da bunu uygulayacak.
Nurdan Seker
26-04-2020 12:08:00
Ben Anaokulu muduruyum ben ogrencilerimi cok ozledim okulum cok sessiz ancak bu illet hastalik bitmedikce en azindan okuloncesi kurumlar acilmamali cunku bizim cocuklarimiz sodyal mesafeyi bilemez bizim cocuklarimiz icice oyun kurmayi paylasmayi severler bu yuzden bizde uygulanmasi zor bence 8 ve 12.siniflar belki ama bu illet tamamen bitmedikce acilmasin cunku bizim velimiz zaten hassas en ufak bi grip oldumu okuldan kapiyor deniliyor bu ortamda tamamen okul sorumlu tutulur.Tabi ki en son soz Cumhurbaskanimin ve Bakanlarin...
Suleyman
26-04-2020 11:47:00
Bu ilet hemen bitecek gibi degil bunun icin ulkemizin sağlığı için okullar sabah ve oglen sistemine dönülerek sinif sevyeleri yariya indirilmeli. Bunun en cok maliyeti biraz daha ogretmen atamasi olcak ki bu maliyet insanlarimizin olmesindeki maliyetinden daha onemlidir diye dusunuyorum. Ve selamla kalin.
Canan Gungüt
26-04-2020 11:46:00
Yatılı okuyan çocuk ve gençler bu hizmetlerin hiçbirinden (ne yakın ne uzak) faydalanamayacaklar. Şu anda olduğu gibi. Ulaşamadığım çok öğrencim var. Fırsat eşitliği söz konusu bile değilken telafi yapıyoruz demek sadece bir yanılgıdır. Köyde yaşayan ya da yaşamayan her aile teknolojik imkanlara eşit ölçüde sahip değil. Özel eğitim alanında bakanlığımızın oluşturduğu kaynaklara ise velilerimin ulaşması bile imkansız. Kısaca telafiye olan inanç tam bir yanılgı...Şahsi kanaatim bu yıl yok sayılmalı ve bütün kademelerde önümüzdeki yıl tekrar edilmeli. Bugüne kadar hep okula başlama yaşını erkene aldık ve olumlu sonuçlar elde edemedik. Bu yıl çocuklarımızı büyütelim. Bir yaş büyüyen zihinlerle daha donanımlı çocuklar mezun edeceğimizden eminim. Tabi sağlık alanını tekrar durumundan ayrı tutmak gerek. Üniiversiteler mezun vermeyeceği için atama bekleyen binlerce insanın oluşturduğu yığılmayı eritelim. Dört yıl sonra da mezun verilmeyeceğinden yığılmayı eritmek için ikinci fırsatı değerlendirelim. Bu arada üniversitelerde oluşan ihtiyaç fazlası kontenjanları düzenleyelim. Tam bir reform olur ve kaybettiklerimizi fazlasıyla geri alabiliriz.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI