ÖĞRETMENLER OTURUYORLARMIŞ...


Suat ACAR
cymbzy@gmail.com
 
 

Sanırım toplumumuzun öğretmenler ile ilgili algısı giderek bozuluyor ve sanki öfkeye dönüşüyor.

Öğretmenlerin tatilleri ve çalışma biçimleri en ilgisizlerce bile sorgulanır duruma geldi. Toplum öğretmenliğin bir meslek olduğunun farkında değil, öğretmenliği memurluk olarak algılıyor. Bu konuyu, “öğretmenlik memurluk mudur” başlıklı yazımız ile gündeme taşımıştık.

Okullara salgın sürecinde ara verilmesi, öğretmenlerin okula gitmemeleri ile daha da dikkat çekti, öğretmenlerin ilgilendiği öğrenciler evlerde anne ve babalara kalınca da işler çığırından çıktı. Anne ve babaların öfkelerini bir yerden çıkarmaları gerekiyordu, ilk hedef öğretmenler oldu.

Peki, öğretmenler evlerinde oturuyorlar mı gerçekten? Evet, okula gitmiyorlar ama uzaktan eğitim sürecinin olanak verdiği ölçüde öğretmenlerimiz ellerinden geleni yapıyorlar. Eba üzerinden gerekli ödevlendirmeler ve ödevlerin takibi, kendilerine verilen canlı derslerin yapılması, öğrencileri ile çeşitli iletişim kanalları ile ilgilenme, aileleri ile ilgilenme gibi görevleri ifa ediyor öğretmenlerimiz.  Üstelik bir kamu görevini, evdeki interneti, elindeki telefonu ve bilgisayarı kullanarak yapmaya çalışıyor. Okul zamanında dersi bitince evine gelebilen öğretmenin şu anda mesai kavramı da yok. Her saat bir veli veya öğrenciden gelen soruyu cevaplamak durumunda kalıyor.  Tabi ki öğretmen okuldaki kadar kolay çalışamıyor, öğrenci de nitelikli şekilde kazanımları alamıyor. Ama bu çaba bile övgüye ve saygıya değer.

Bu kadar mı peki bu süreçte öğretmenin yaptığı? Hayır.

Ülkenin her köşesinde vefa yardım gruplarında 45 bin öğretmen görev yapıyor. Bu öğretmenler herkesin salgından korkarak evine kapandığı zamanda kapı kapı dolaşıp vatandaşların ihtiyaçlarını ve yardımları dağıtıyorlar. Seyahat sınırlandırmasının olduğu illerde seyahat izin komisyonlarında hayati riskler alarak çalışıyorlar. Üstelik bu işler görev tanımlarının içinde yok. Sahi görev tanımı içinde olmayan bir işi hangi meslek grubu durumdan vazife çıkararak yapıyor?

Başka yaptığı bir şey var mı öğretmenin? Elbette var. Öğrenci ve velileri ile iletişim halindeler. Telefonları veliler ve öğrencilerinin emrinde. Ellerini hiçbir zaman öğrencilerinin üzerinden çekmediler. Sadece görevlerini yapmakla kalmadılar, velilere ve öğrencilere kendi aralarında kurdukları yardımlaşma çemberleri ile de destek oldular. Her okulun öğretmenlerinin bu süreçte onlarca yardım öyküsü vardır.  Ama reklama ihtiyaç duymuyorlar. Bunları uzaktan bakarak anlamak, zor, yaşamak lazım.

Öğretmenler oturuyorlarmış...

Neyse ki öğretmenlerin yaptıklarının farkında olan ve onlara gelebilecek olumsuz sözlere karşı onların ne yaptığını bilip de savunan bir bakanları var.  Gereken cevabı Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk verdi, bu güzeldi. Ama öğretmenlerin kurduğu sendikalar bu konuda bir açıklama yaptılar mı?

Öğretmenlerimiz ülkelerinin ve öğrencilerinin kıymetlerini biliyorlar, bunu da çalışmaları ile ispatlıyorlar.
Devletimiz de öğretmenlere karşı görevi olan Öğretmenlik Meslek Kanunu, 3600 ek göstergeyi artık bekletmemeli ve öğretmen maaşlarını da mesleğin hak ettiği noktaya getirip, öğretmenlik mesleğine gereken saygınlığı yeniden kazandırmalıdır.  Öğretmenlik Meslek Kanunu eğitimimizin en önemli meselelerindendir ve onu kanunlaştıran bakan eğitim tarihindeki ve öğretmenlerin gönlündeki harika yerini mutlaka alacaktır.

Uzaktan eğitim sürecinde okullarından ve öğrencilerinden uzakta kalan öğretmenlerimizin morallerini bozmayalım. Onlara sahip çıkalım.





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI