MÜDÜRSÜZ OKUL-2


Suat ACAR
cymbzy@gmail.com
 
 

Yaklaşık iki ay önce “Müdürsüz Okul” isimli bir yazı paylaştım. Bu yazı eğitimcilerimizden odlukça ilgi gördüm. O ilgi, yazının yazısını yazmama sebep oldu.

Yazının içeriğinden bahsetmeme gerek yok. İsteyenler yazıyı bu yazının altındaki yazılar arasında seçip okuyabilirler. 

Yazıya akademisyenler, bürokratlar, eğitim yöneticileri, öğretmenlerimiz ilgi gösterdiler. Tarafıma olumlu ve olumsuz kimi eleştiriler iletildi.

Yazmamı yüreklendiren eleştiriler var. Bir ara kendisinden Gazi Üniversitesi’nde ders aldığımı muhtemelen hatırlamayan kıymetli hocam Prof.Dr.Battal ASLAN’ın yüreklendirici yorumunu paylaşmak isterim: “Değerli Acar, bu düşüncenizin “gerçekleşmeyeceği” belirleyici, hatta etkileyici değil, sizin bu denli “sınırsız düşünce”niz, etkileyici, belirleyici, değerli. “Müdürsüz Okul” bence yabana atılacak bir düşünce değil. Burada, ilk iş, aynı sosyo-ekonomik, insan -madde niteliklerine sahip, “Müdürlü” “Müdürsüz” okulları araştırma kapsamına almak, Hedef-Amaçlara ulaşma derecelerini ortaya çıkarmak ilk adım olabilir. Burada insan öğesi belirleyici; Özellikle “Müdürsüz” okullarda çalışan eğitici, idari, hizmet elemanlarının “Yüksek bir amaca hizmet ettikleri” inancına sahip olmaları gerekir. Çılgın düşünceleri coşku ile karşılarım; ancak insanla ilgili olduğu için, sınama-denemelerden (araştırmalardan) sonra uygulanmaya geçirilmelidir. Hani eski TRT’mizde eğitici-uyarıcı bir cümle vardı; “Trafik kuralları uzun araştırmalardan sonra belirlenmiştir; uyunuz!” anlamında. Öğrenme-öğretme kuralları da öyle. Saygı ile.”  Çılgın yaklaşımlar hocamdan bize miras sanırım. Asıl saygı bizden.

Müdürlere kızgın olduğundan yazıya hak veren idareci ve öğretmenler var.
Yazıyı oldukça olumsuz eleştiren, belki de yazının sadece başlığına bakıp yorum yazan, müdür olduğunu zannettiğim eğitimciler var.

Çeşitli toplantılarda karşılaştığımız yönetici arkadaşların olumlu ve olumsuz eleştirileri var.

Esasında bunlar içinde beni rahatsız eden durum özellikle müdürlerimizin tavrı oldu. Sanki koltuklarını alıvermişim gibi tepkiler göstermeleri sağlıklı bir yaklaşım olmadı. Bütün dünyada tartışılan meseleler bunlar. Müdürü geçtim, “okulsuz toplum” meselesi tartışılıyor. Elbette çok uzağız bunlara. Oysa eğitimcilerin bunlardan haberdar olmaları gerekiyordu. Haksızlık yapmak istemem, elbette bunlardan haberdar ve iyi okuyan, kendisini geliştiren arkadaşlarımız var. Ama bildiğini ve düşündüğünü değişmez doğru zanneden arkadaşlarımız da var. İşte eğitimciler arasında olmaması gereken “durum” budur.

Yine de tekrarlıyorum. Eğitimciler üst düzey bir eğitimle, üst düzey bir iş yürütmektedirler. İşlerini yaparlarken, eğitimci olduklarını ve eğitim işinin en üst iş olduğu bilinciyle hareke edip bir amire, müdüre ihtiyaç duymamalılardır.
Müdür arkadaşlarım da kızmasınlar. Bu düzeyde üstün bilinç seviyesine ulaşmamıza daha zaman var. Bu sebeple müdürlere de bir süre daha ihtiyaç var.





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI