MESLEK LİSESİ MESELESİ


Suat ACAR
cymbzy@gmail.com
 
 


Eğitimle ilgili konuşmalarda, meslek liseleri ile ilgili konuşulunca “Meslek Lisesi Memleket Meselesi” gibi çok sevimli bir klişe de dile getirilir. Söz doğruyu ifade etmektedir. Buna kuşku yok. Ama sözün ne kadar doğru olduğunun çok da önemi yok. Sözü sık tekrar edip, sözün gereğini inandırıcı bir biçimde yerine getirmezseniz, içi boşalır, anlamsızlaşır.
Bizden bir kuşak önceki eğitimciler; emekli çağına gelmiş ya da emekli abilerimiz ablalarımız, geçmişte meslek liselerine yerleşmenin sınavla olduğunu, yerleşebilmek için sınavın da yetmediği durumlarda bir dış etken (örneğin torpil) aradıklarından bahsederler ve biz de şaşırırdık. Şaşkınlığımızı gören anlatıcılar, “en iyi öğrenciler giderlerdi oralara. Geçmişte meslek liselerinden mezun olanlara bakın, en iyi üniversitelerin en iyi bölümlerine yerleşirlerdi” diye devam ederler açıklamalarına. Bu açıklamaların inandırıcılığı, bu günkü meslek liselerine baktığımızda, oldukça sıkıntılı. Geçmişte o kadar iyi olduğun söylenen meslek liseleri, bugün öğrencilerin gitmek istemediği, ailelerin çocuklarını göndermek istemedikleri okullara nasıl dönüşüverdiler acaba? Hangi yanlış politikalar uygulandı da bu okullar bu hale geldiler? Geçen yıla kadar sınavlara girip bir Anadolu lisesi hedefleyen gençler, sınav zorunlu olmamasına rağmen geçen sene de bir Anadolu lisesi hedeflemeye devam ettiler. İçinde olduğumuz yıl yine sınav zorunlu değil, farklı bir durum ortaya çıkacakmış gibi durmuyor. Yine veli ve öğrenciler Anadolu liselerini zorlayacaklar gibi duruyor. Çünkü, memleket meselesi olan meslek liseleri ile yeterince ilgilenilebilmiş değil, ona yönelik politikalar uygulanabilmiş değil. Öğrencilerin meslek liselerine yönelmeleri için tedbir alınabilmiş değil.
Meslek liseleri ile ilgili toplumun algısının değişmesi gerekiyor. Genel liselerde çalışırken de bir öğrencinin akademik başarısı düşük olunca, meslek lisesine gitmesi gerekiyor diye velilerimizi yönlendirirdik. O zaman doğru olduğuna inandığımız bu algı ve yönlendirmelerimizin, tamamen doğru olduğunu bugün söylemek mümkün değil. Bizler eğitimci olduğumuz halde bu algıya sahipsek, vatandaşlarımızın algı durumlarını ne düzeyde olduğunu tahmin edebiliriz. Bu algıyı değiştirmemiz lazım. Meslek liselerine başarılı öğrencilerin yönelmesi, oradaki öğretmenlerin niteliklerinin artması ve oraya daha büyük eğitim yatırımlarının verilmesi gerekiyor.
Anadolu Liseleri akademik eğitimin yapıldığı okullardır. Çoğunluk öğrencinin akademik eğitim ortamlarına gitmesinin ülkeye bir yararı yok, öğrenciye de bireysel yarar getirmez. Akademik liselerden mezun olan her genç, mutlaka yüksek öğrenime devam etmek durumundadır. Aksi taktirde, aldığı eğitim ona bir meslek kazandırmış olmaz. Ama Meslek lisesinden mezun olan bir genç, bir meslek sahibi olarak mezun oluyor ve üstelik iş yeri açma belgesini bile alıyor. Onuncu sınıftan itibaren de sigortalı oluyor. Staja gittiği andan itibaren belli bir ücret veriliyor. Bunlar iyi işler ama yeterli değil demek ki. Yeterli olmadığını gösteren en belirgin durum meslek liselerinin kontenjanlarının boş olmasıdır. Bunları öğrenmem içinde bir meslek lisesinde iki yıl çalışmam gerekti. Yani, algıyı bilgi değiştirir.
Peki ne yapılabilir?
Bu meseleyi gerçekten bir memleket meselesi haline getirmek ve bir tek kontenjanın bile bol kalmaması için düzenlemeler yapıp, meslek liselerinin niteliğini artırmalı ve her meslek lisesinin bir sektör ile iş birliği yapmasını sağlayıp, o alanda derinleşmesini sağlamalıyız. Öğrenciler geldikleri ve eğitimlerini aldıkları alanların hayatlarını idame ettirecek potansiyeli taşıdığına inanmalıdırlar.
Aksi taktirde, biz daha çok tekrar ederiz Meslek Lisesi Memleket Meselesi diye ve söylediğimize kendimiz de inanmayız.





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI