KİM KİM


Suat ACAR
cymbzy@gmail.com
 
 

Yönetici görevlendirme yönetmeliği çok hızlı ve çok fazla değişiyor.

İhtiyaçtandır mutlaka.

Yıllardır her bakan değişiminde ve aynı bakan devam ederken bu yönetmelik defalarca değişti.

Değişim güzel şey, karşı durulmaz ama bunca değişim neyin göstergesi?

Bu yönetmeliğin ömrü neden bu kadar kısa?

Duruma katkısı olmayan değişimlerin “desinler” yaklaşımı taşıdığını düşünmek bile istemiyorum.

Yönetmelik değişiyor ama işin özü değişiyor mu? Örneğin, yöneticilik ikinci görev olmaktan kurtulmuyorsa, görevlendirme atamaya dönmüyorsa, yöneticilik bir kadro karşılığında olmuyorsa değişen nedir? Ek bir ve ek iki deki birkaç maddenin değişmesi yöneticiliğin liyakat esasına göre yapılması konusunda ne gibi katkılar sağlayabilir?

Yöneticilik görevlendirmelerinde sınavın esas alınmasının çok insanda heyecan yarattığını yakından görebiliyorum. Ama mülakatın görevlendirmelerde ağırlığının artması tersi etkilerde bulunuyor.

Yöneticilik sertifikası önemli ama kaç sertifika geçmiş yıllardan bu yana yüksek lisans ve doktora yapmış olanlar var, geçmiş yıllarda eğitimlerde yöneticilik sertifikaları alanlar var ve hepsini yok saymak anlamlı mı gerçekten.

Geçmiş yıllarda alınan ödüller, başarı belgelerinin yok sayılması doğru bir yaklaşım değil. Nitekim bu tür yaklaşımları mahkemeler iptal ediyorlar ve bu tür durumlar içeren maddeler, ek içerikleri yönetmeliği anomalili hale getiriyor.

1995 yılında göreve başladığımdan bu yana muhtemelen yirminin üzerinde değişiklik yaşanmıştır yöneticilik görevlendirme yönetmeliğinde. Ömrü bu kadar kısa olan yönetmelikler bir başarı getirmez. Aksine devlet mekanizmasını güvensiz kılar.

Peki o halde;

Bu yöneticilik o kadar basit bir şey ki zaten ikinci görev kapsamında bir görevlendirme. Çok ciddiye almamak lazım. 

Ya da bu yöneticilik o kadar mühim bir şey ki Bakanlık mesaisinin büyük kısmını bunu değiştirmeye harcıyor. Neredeyse her yıl bir ya da iki kez değişiklik yapıyor.

Peki böyle mi?

Önemi konusunda bir şüphemiz yok.

Burası (yönetmelik) bir mücadele alanı haline getirilmiş ve “kim” daha güçlü ise onun istediği tarzda bir yönetmelik çıkıyor. Peki bu “kim” bu kadar sık mı değişiyor.

Bir diğer soru.

Peki bu “kim” kim.

Bileydim bu “kim” kim.

Söylerdim, “kim” kim.

Sözün özü, yönetici görevlendirmeleri grupların, toplumsal kesimlerin mücadele alanı olmaktan çok, liyakat sahibinin görev alanı haline gelmelidir. Amaçlanan bu olunca bu kadar sık değişimler de yaşanmayacaktır.





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI