BİR KÖY ENSTİTÜSÜ ZİYARETİNİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ


Suat ACAR
cymbzy@gmail.com
 
 

Ömrümüze bütün güzelliği ile bir Nisan daha girerken, hep merak ettiğim, hatta idareci olarak görev yapma ihtimalimin ortaya çıktığı ancak Ankara’ya uzak diye düşünerek vaz geçtiğim, yıllarca hakkında kitaplar, makaleler okuduğum, eğitim derslerinde sürekli söz edilen Hasanoğlan Köy Enstitüsü yerleşkesini, sekiz eğitimci arkadaşımla ziyaret etme şansı bulduk. Peki, 30 yıldır Ankara’da olan bir eğitimcinin bu yerleşkeyi bu zamana kadar ziyaret etmeyip, bu baharda ziyaret etmesinin sebebi nedir? Ziyarete sebep, ziyareti gerçekleştirdiğimiz arkadaşlarımızdan birinin yıllarca orada çalışmış ve anılarını, bilgi birikimini bizler ile paylaşmış olmasıydı. Arkadaşımızın öncülüğünde beğeniyle, heyecanla, şaşkınlıkla ziyaretimizi gerçekleştirdik.

Köy Enstitüleri; köy öğretmen ve eğitmenleriyle köylerde tarım ve sağlık görevlisi olarak çalışacakları yetiştirmek amacıyla ilk uygulaması Eskişehir Çifteler’de yapılmış, sonraki yıllarda sayısı 21’e kadar çıkmış, Cumhuriyetimizin eğitim alanındaki en önemli uygulamalarındandır.   Cumhuriyet tarihinin en muhteşem Milli Eğitim Bakanlarından Hasan Ali Yücel’in bakanlığı döneminde, İsmail Hakkı Tonguç tarafından mimarlığı yapılan köy enstitülerinde köylü çocukları, köylerde eğitim, sağlık ve tarım alanında görev yapmak üzere yetiştiriliyordu. Uygulanan programın % 50 si kültür, % 25 i tarım ve % 25 i teknik derslerden oluşuyordu. 

1953 yılında kapatılana kadar 15.943 mezun veren Köy Enstitüleri’nde mezun olan öğrencilerin en başarılıları öğretmen, diğer mezunlar ise tarım ve sağlık alanlarına yönlendirilip, köylünün bilinçlenmesi ve kalkınmasına öncülük ediyorlardı. Toplumumuzda Köy Enstitüsü mezunu öğretmenler her zaman fark yaratıp, rağbet gördüler.

Ancak, 1950 yılında Türkiye’de iktidar değişince köy enstitülerinin akıbeti de siyasete yenildi. 1953 yılında kapatıldılar.

Köy enstitülerinin minik hikâyesi budur. Ancak yaklaşık bir saatlik ziyaretimiz süresince gördüklerimiz, yıllardır okuduklarımız ve dinlediklerimizden daha etkiliydi. Öncelikle yerleşkenin üzerinde kurulu olduğu arazi dikkatimizi çekti. Yerleşkeye yayılan eğitim binalarının, atölyelerin, lojmanların; eğitim binalarının önündeki eğitsel amaçlı heykel, görsel ve diğer materyallerin nitelikleri bizi büyüledi. Biz hayretler içinde kalmış konuşurken, bize rehberlik eden arkadaşımız, “daha durun,  size harika yerler göstereceğim, hanginizin okulunda açık hava tiyatrosu var, sadece müzik dersi için yapılmış bina var; Aşık Veysel gibi bir sanatçı hangi okulunuzda ders verme şansına sahip olabilir” soruları ile bizi etkiliyordu. Doğrusu, elden geçirilmiş olan açık hava tiyatrosunu, müzik binasını, diğer alanlardaki atölyeleri görünce, öğretmenler için yapılmış lokal, lojman; öğrenciler için yapılmış dinlenme ve spor alanlarını görünce Türkiye Cumhuriyeti’nin hangi vizyonla kurulduğunu, Köy Enstitüleri’nin hangi vizyonla kurulduğunu şimdiye kadar anlayamadığımızı kavradım. Bugün yaptığımız eğitim kurumlarının gerek arazi bakımından, gerekse işe yararlılık bakımından daha zengin olmaları gerektiğini düşündüm.

Günümüzde de ülkemizde eğitime verilen değerin giderek arttığını, ayrılan kaynağın kayda değer olduğunu; ancak kaynakların verimli kullanılıp kullanılamadığı konusunun mutlaka sorgulanması gerektiğini, eğitim alanında başka toplumların da dikkatini çeken bu geçmiş uygulamalarımızın modernize edilip günün şartlarına uygun hale getirilip yeniden eğitim sistemimize kazandırmanın olumlu sonuçlarının olabileceğini düşündüm.

Ülkemizin o günkü şartlarında, eğitime gerçekten büyük değer verildiğini, kalkınmanın köylerden başlatılmak istendiğini, devleti idare edenlerin toplumun en güçsüz kesimi olan köylünün güçlenmesi ve kalkınmasına yönelik samimiyetle çalıştıklarını kavradığımı söyleyebilirim.

Doğrusu, geçmişteki bazı uygulamaları anlayabilmek için sadece kitapların, belgesellerin ve derslerde anlatılanların yetmeyeceğini, bu mekânların eğitimciler tarafından ziyaret edilmelerinin daha doğru bir bilinç oluşturduğunu, Köy Enstitüleri yerleşkelerinin eğitimciler tarafından ziyaret edilmeleri gerektiğini söylemeyi kendime bir borç biliyorum.

Not: 2018 yılında kaleme alınmıştır.

 





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI