YAŞAM EVRENSEL KÜMESİ İÇİNDE SINAV SADECE BİR ALT KÜMEDİR


Rıza ÖKTEM
roktem@gmail.com
 
 
 
“Yaşamak değil, bu telaş öldürecek beni” diyor  ya şair; o telaş kelimesinin yerine,  sınav kaygısını koymanın yeridir şimdi. Kim bilir kaç evde ve  kim bilir kaç zamandan beri  bu kaygı, ailelerin bütün bireyleri üzerinde asi bir imparator  gibi hüküm sürmekte.  Öylesine  vazgeçilmez  bir etki ki bu, kazanmanın hazzını yaşamanın  tek yolunun bu hükümranlığa boyun eğmek olduğunu  içselleştirmekteyiz. Kaygılarla çıktığımız ve sonunda mutlu bir sonuç hayal ettiğimiz hedefe dolu dizgin koşarken, kaybettiklerimizi, yok ettiklerimizi,ezdiklerimizi , ve yitirdiklerimizi fark edememekteyiz. Karayoluna çıkmış ve amacı en kısa zamanda  istediği şehre ulaşmak olan bir şoförün, trafik kurallarını, diğer yolcu haklarını dikkate almadan, yol boyu doğal güzellikleri seyre dalmadan, yeşillikler içindeki bir mola yerinde soluklanmadan, son sürat  hareket etmesi gibi bir şey bu. Hedef ulaşılmak istenen yer olduğuna göre, varmak dışında hiçbir şey gözükmüyor insanın gözüne. Bilinçlere renksiz bir süs gibi asılmış ve varlık ya da yokluk sloganıyla   yüceleştirilmiş bir duygu  allak bullak etmekte zihnimizi. Açık gözlerle bilinçlere karanlıklar taşımak için yarışmaktayız. Yarıştıkça çoğalmakta, kalabalıklar oluşturmakta, kalabalıklaştıkça da  kaybedenler çoğalmakta, kaybettikçe de   eksilmekteyiz azar azar....  
 Oysa, hadi biraz sınav diliyle anlatalım; “yaşam evrensel kümesi içinde, sınav sadece bir alt kümedir.” Sınav ulaşılacak bir yer değil , varılmak istenen  yere ulaşmanın araçlarından biridir sadece. Ve herkes de bu aracı kullanmak zorunda değildir.  Elbette, herkes sınavı kazanmayı hedef edinmeli, ona göre hazırlığını yapmalıdır. Lakin, sınavı kazanabileceği gibi  kazanamayabileceği gerçeğini de  düşünce dünyasına kabul ettirmelidir. Yani her insanın mutlaka bir “B” planı da olmalıdır. Bu gerçeği önceden bilip kazanmanın yollarını en iyi şekilde kullanırken , kaybettiğimizde de çaresiz kalmamanın, yeni alternatiflerle yaşama devam etmenin yollarını  oluşturmalıyız. Unutulmamalı ki “dağ ne kadar yüksek olursa olsun yol üzerinden geçer.”
 Yaşadığımız toplumun gerçeklerinden hareket ettiğimizde   öğrenci velileri, çocuklarının yaşamını sınava endekslemiş durumdalar. Eskiden çocukları için “Okusun” diyenlerin çocukları; şimdi, çocukları için “sınavları kazansın” diyorlar. Okumakla sınav kazanmak eylemi arasında çok fark var. Okumakla kastedilen,  bilgi edinmek, sağlıklı bir kişilik oluşturma, sosyal ilişkileri gelişkin bir birey olmaktı. Bugün  “sınav kazansın” diyenlerin kastı ise test çözmek , bir başkasıyla yarışmak , herkesin en önünde birinci olmak.... Sosyal ilişkileri gelişkin bir birey olmak yaklaşımından , herkesin en önünde birinci olmak yaklaşımına geçtiğimizden beridir, işte o acımasız hükümran kaygının  esareti altındayız. O esaret altında ebeveyn olarak, hem kendimize, hem de   çocuklarımıza zarar verici eylemlerin içine girmekteyiz, Bilmeyerek ama isteyerek...... Hem de yığınlar halinde......
   Unutmamak gerekir ki; “ Yaşam evrensel kümesi içinde sınav sadece bir alt kümedir.” ...ve “dağ ne kadar yüksek olursa olsun yol üstünden aşar......” Tabi ki yürüyene...  “Nitelikli okuma”ların yanında saf tutalım ama “sınav kazansın” diye diye kimsenin canına okumayalım…




YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI