‘’2023 Eğitim Vizyonu’’ Belgesi ve Eğitim Finansmanı Kaynaklarının Çeşitlendirilmesi


Orhan YILMAZ
orhanyilmaz@meb.gov.tr
 
 

Ekim 2018 Tarihinde açıklanan ‘’2023 Eğitim Vizyonu’’ belgesinde, eğitim finansmanında kaynaklarının çeşitlendirilmesinden söz edilmektedir. Bu belgede finansman yöntemlerinin çeşitlendirilmesinde yedi adet hedef bulunmaktadır. Bunlar her okula okul gelişim dahilinde okul gelişim bütçesi verilmesi, filantropi (hayır sever desteği), bağış ve yardımlar, diğer bakanlıklarla ortak projeler geliştirerek kaynakların çeşitlendirilmesi, özel sektör ve sivil toplum desteği, mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarında döner sermaye üretimlerinin arttırılarak okulların ihtiyaçlarının kendi gelirlerinden karşılanması ve okul-aile birliği gelirlerinin yeni bir yapıya kavuşturulması olarak sıralanabilir. Bu hedefleri sırasıyla inceleyelim.

İlk hedef olan her okula okul gelişim bütçesi verilmesi yıllardan beri konuşulan bir konudur. Vizyon belgelerimde oluşturulacak belli ölçütlere göre ve okul gelişim planına dayalı olarak okul gelişim bütçesi verilmesi ve şartları elverişsiz okullara pozitif ayrımcılık yapılması üzerinde durulmuştur. O halde ilk önce bütçenin oluşturulması için gereken ölçütler belirlenmelidir, bu belirlendikten sonra ülkemizde bulunan tüm okullara ayrılacak olan bütçenin kaynağı belirlenmelidir. Burada ilk akla gelen özel okullara verilen teşvik desteğinin kademeli olarak kaldırılmasıyla ortaya çıkacak olan kaynağın bu planda kullanılacağı yönündedir. Eğer bu gerçekleşirse okullara eğitim tarihinde ilk defa kullanılabilecek bir bütçe ayrılmış olacaktır. Ancak kaynak buradan sağlanmazsa ya da başka bir kaynak bulunamazsa ya da ayrılan bütçe çok düşük bir düzeyde kalırsa bu hedef gerçekleştirilememiş olacaktır.

İkinci ve üçüncü hedeflere bakılacak olursa aslında aynı düşünceyi paylaşmaktadır. Burada yapılacak olan düzenleme il ve bakanlık düzeyinde bir yapı kurularak mevzuat, yazılım ve erişim düzenlenmesidir. Bu düzenleme çok rahatlıkla yapılarak yapılan bağışların ve hayırsever desteğinin doğru ve yerinde kullanılması sağlanacaktır.

Dördüncü ve beşinci hedefler günümüzde de uygulanmakta olan kaynaklardır. Burada yapılması gereken husus bürokratik engelleri kaldırarak daha sade bir yapılanma ile bu uygulamaların hayata geçirilmesi olabilir.

Altıncı hedef mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarında döner sermaye üretmenin arttrılması yoluyla okulların kendi ihtiyaçlarını karşılaması hususudur. Bunun için ilk adım olarak %15’lik peşin gelir oranı %1’e indirilmiştir. Ancak bu durum yeterli değildir. Zira oranın %1’e inmesi üretim anlamına gelmemektedir. Önemli olan üretim yapılabilecek siparişlerin olmasıdır. Bunun olması özel sektör yoluyla olmamaktadır. Zira piyasa buna razı değildir ve hali hazırda okullar zaten piyasa ile rekabet edecek konumda değillerdir. Bu ancak bakanlığın döner sermayeli okullara sipariş vermesiyle olabilir. 2011 yılında kapatılan ‘’ Genel depo’’ yani bakanlığın merkezden sipariş vererek ihtiyaçların Döner Sermayeli okullardan karşılama yoluna gidilmesiyle üretim sağlanabilir. Üretim işi halledildikten sonra yapılacak ikinci düzenleme ise DÖSE’den elde edilen gelirlerden okulların ihtiyaçlarının karşılayabilmesi için yasal düzenleme yapılması gerekmektedir.

Yedinci hedef ise okul-aile birlikleri ile ilgilidir. Burada ilk yapılması gereken yürütmesi durdurulmuş olan ve sadece velilerden oluşan yönetim kurulunun da değişikliğini konu alan yeni bir yönetmeliğin çıkarılması hususudur. Burada birbaşka yapılacak olan değişiklik ise kayıt dönemlerinde bağış alınmaması maddesinin yürütmelikten çıkarılmasıdır. Zira kayıt dönemleri dışında velilerden zaten bağış toplanamamaktadır. Son yıllarda hemen hemen her okulda okul-aile birlikleri sembolik hale gelmiştir. Bağış olmadığı için okulun hiçbir ihtiyacı okul-aile birliklerinden karşılanamamaktadır.

Tüm hedefleri genel olarak inceleyecek olursak; yapılacak ilgili mevzuat değişikliğiyle birlikte eğitime biraz olsun finansman kaynağı bulunabilecektir. Ancak bu kaynak yeterli olmayacaktır. Sadece ilk hedef olan okul-gelişim bütçesi okulları rahatlatabilecektir. Buda yeterli miktarda ödeneğin ayrılmasıyla olabilecek bir durumdur. Bunun dışında kalan hedeflerin eğitimde finansman çeşitliliğinini arttırması maalesef söz konusu değildir.

Sonuç olarak yukarıda anlatılanların dışında yeni bir kaynak yöntemi bulunarak eğitimdeki bu finansman ihtiyacının karşılanması gerekmektedir. Kamu finansmanı, öğrenim ücreti, burs, hayırsever ve özel sektör desteği, bakanlıklar arası proje ve ortaklık gelirleri, üniversite-sanayi işbirliği, özel ve vakıf okullarının açılması ya da bağışların arttırılması yöntemlerinin dışında daha somut ve sürdürülebilir bir modelin ortaya konması gerekmektedir. 

 





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI