MASLOW TEORİSİ VE BİZ


Mehmet Sözügüzel
sozuguzel@gmail.com
 
 

 

Maslow teorisi veya Maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisi, psikolog Abraham Maslow tarafından 1943 yılında yayınlanmış bir çalışmada ortaya atılmış ve sonrasında geliştirilmiş bir insan psikolojisi teorisidir.

 Maslow teorisi, insanların belirli kategorilerdeki ihtiyaçlarını karşılamalarıyla, kendi içlerinde bir hiyerarşi oluşturan daha üst ihtiyaçları tatmin etme arayışına girdiklerini ve bireyin kişilik gelişiminin, o an için baskın olan ihtiyaç kategorisinin niteliği tarafından belirlendiğini söz konusu etmektedir. Birey, bir kategorideki ihtiyaçları tam olarak gideremeden bir üst düzeydeki ihtiyaç kategorisine, dolayısıyla kişilik gelişme düzeyine geçemez.

Bu küçük bilgilendirmeden sonra bizler piramidin hangi basamağındayız düşünmek, görmek ve kabullenmek lazım. Acaba bizler günümüz dünyasındaki bilgi toplumunun nimetlerine ne kadar yakınız, bunlardan ne kadar uzağız? Bu yakınlık ve üretimdeki akıl almaz artış ve hızlılık karşısında acaba kaçımız tarım toplumuna benzer hayatları sürdüren çağdaş köleleriz? Üretmeden tüketen ve anlık gelişmeleri ithal yolla elde eden ülkeler ve o ülkelerde yaşayan büyük çoğunluklar  yeni dünyada çağdaş köleler olarak mı tarihe geçeceğiz? 

Bilgi toplumundaki hızlı üretim ve teknolojik gelişimin sağladığı refah seviyesini anlamak ve anlaşılmak durumunda pozisyonumuz ne? Biz neredeyiz? 

Her şeyin basiti kolaydır. Basit ve kısa olan her şey daha anlaşılırdır. Bizden önce beni bulmak başkaları adına konuşmadan, önce kendimizi değerlendirmek birçok sorunun cevabında en önce alınması gereken yol gibi bir başlık oluştursa da aslında süreç bir o kadar da zordur.

Bununla birlikte basit olan zordur. Kendi içinde çelişen küçük bir cümle aslında. İhtiyaçların bu kadar basit olduğu bir yaşamda zor olan bu basit hayatı bir üst seviyeye çıkartabilmek için zenginliği nasıl paylaşıp insanların bir üst seviyeye nasıl çıkartılacağı konusundaki kararlılıktır.

Bu yüzden dünyada düzenler bu  basit ihtiyaçları karşılamıyor/karşılayamıyor, kendi içinde basit olan ihtiyaçları gidermiyor/gideremiyor ve insanları, insan olma yolunda piramidin bir üst katına da çıkarmıyor/çıkaramıyor.

Önce kendini tanı! Ben neredeyim? 

Yaşam sürecinde ben neyim sorusunda verilecek cevap biz neredeyiz sorusunun cevaplarının temelini oluşturacaktır.

Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisi önce beni, sonra bizi, durumumuzu ve çevremizdeki diğer insanların anlaşılabilmesinde mihenk taşı gibi duruyor.

 Bu piramidin anlaşılabilir ve uygulanabilir olması istenilen hangi seviyede olmamızı bunun için neler gerektiğini en basit bir şekilde analiz etmemizi, rafine ederek görmemizi daha sonra da karar vericiler tarafından bize alternatif hareketler olarak yönlendirilmesinde önemli ve basit bir yol haritası olacağına inanıyorum.

Durumumuzu anlamak için hiyerarşinin hangi sırasında kendimizi ve bizi gördüğümüz bilmeliyiz.

Unutulmamalıdır ki bir basamak tamamlanmadan bir üst basamağa çıkamıyoruz.

Piramidin  ilk basamağı fizyolojik gereksinimlerin karşılanması gereken ihtiyaçları ve istekleri sunuyor bize. 

Bu ihtiyaçlarımızın nekadarını hayatımızda karşılayabiliyoruz? 

İkinci basamak olan güvenlik gereksinimi basamağına geçtik mi?

Birinci ve ikinci basamakları geçemediğimiz her an Maslow’un üçüncü basamağında belirttiği ait olma, sevgi, sevecenlik gereksinimine gelemediğimiz her süre yaşadığımız olumsuzlukların düzeltilemeyeceği gerçeğidir.

Ülkemizde yaşadığımız en önemli kaos olan magandalık, şiddet, intihar, cinayet, niteliksiz yaşam ve bütün istemediğimiz kötü örneklerin öncelikle ne ekonomik ne siyasi ne dini ne eğitim ne kültür, ne bilgisizlik, ne görgüsüzlük ne de bunlara benzer kavramlarda aramak vakit kaybından başka bir şey getirmez.

 En önemli mücadele bulunduğumuz her alanda önce fizyolojik gereksinimleri daha sonra da güvenlik gereksinimlerini belirlemek ve bunları çözecek adımları atmak olmalıdır. Anlaşılan ve hazmedilen adımlar kabul görür, kabul gören her adım ve çalışma  bir üst basamağa çıkmamızı sağlar.

Unutmayalım bunu sağladıktan sonra piramitte üç basamak daha var insan olabilmemiz için.

Sorunu bilmek basittir, bu basit duruş yönetilenleri ilgilendirir.

Basit olan zordur. Bu zorlukta  yöneticilerin, siyasilerin, önderlerin, bilim insanlarının  uğraşması gereken gerçektir.

 




YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI