KELEBEK ETKİSİ


Mehmet Sözügüzel
sozuguzel@gmail.com
 
 

Kelebek etkisi, küçük olayların büyük etkilere neden olabileceğini ifade eden bir kavramdır. Bazen kaos teorisi veya onun bir bölümü olarak görülen kelebek etkisine göre; doğrusal olmayan sistemdeki küçük bir değişim, sonraki aşamada büyük farklılıklara neden olabilir. Başlangıçta hava durumu tahminleri için kullanılan bu kavram daha sonra bilimin içinde veya dışında kullanılan bir metafor haline geldi.

11 Eylül’ de, ABD’ de bulunan ikiz kuleler diye bilinen Dünya Ticaret Merkezine  yolcu uçakları ile yapılan terör eylemi; kelebek etkisiyle dünya siyasetini değiştirmiş ve birçok ülkede siyasi iktidarın değişmesine hatta yeni bir dünya düzeni yaratarak insanlığın bugün yaşadığı kaos durumuna neden olmuştur. Bir komplo teorisine göre, Korana virüsü de kelebek etkisiyle Çin ekonomisini vurmak için ya da yaşlı nüfusu azaltmak için derin merkezlerden tarafından başlatılan (ki bu uçuk bir düşünce gibi geliyor ama bundan milyarlarca dolar kazanacak olan ilaç sanayisinin de ne kadar payı olduğu düşünülmesi gereken bir sorudur) bu salgın hepimizin yaşamını değiştirmiştir. Bu değişim o kadar hızlı olmuştur ki üç ay içerisinde ekonomi, eğitim, üretim, inanç, turizm, kültür, moda, insani ilişkiler, ülkelerin sınır dokunulmazlıkları hiçbir şey artık eskisi gibi olmayacak şekilde değişmiş ve değişmeye devam etmektedir. Devlet düzenleri de değişecektir. Ülkeler artık halklarını, yaşamsal alışkanlıklarını yeniden kurgulamak için değişik senaryoları uygulamaya başlayacaktır. Temel hak ve özgürlükler askıya alınabilecek, kamu hukuku değişecektir. İnanç ve düşünceler yeniden gözden geçirilecek, yaşamsal alışkanlıklar sorgulanacaktır.

Bu değişimlerden biri de eğitim-öğretim alanında olacaktır. Artık onlarca öğrencinin kapalı mekânlarda bir arada tutulması şekil değiştirecektir. Okul mimarileri değişmek zorunda kalacaktır. Kalabalık sınıflar artık kabul görmeyecek; veli, öğretmen ve öğrenci yanındakinden şüphe edecek; onları sosyal mesafelerine almayacaklardır.  Oyun alanları değişecektir. Artık can cana  döneminden yan yana dönemine, az bir süre sonra da yan yana döneminden uzaktan uzağa dönemine geçilecektir. Okul yönetimlerinin onlarca görevinin yanında, ikinci kişiler ile bir araya gelmek istemeyen öğretmen-öğrenci problemlerinin getireceği sorunlar mesainin en büyük iş yükünü oluşturacaktır. Her yeni gelen kuşak, okulları sorgulayacak ve orada uzun süreler kalmamak için değişim mücadelelerini yapacaklardır. Uzaktan eğitim başarılı olursa, yakından eğitim ikinci plana düşecek ve giderek işlevsizleşecektir. Merkezi yönetimlerin, eğitimin siyasi ayağı değişecektir. Siyasiler artık eğitime daha az dokunmak isteyecektir. Çünkü sosyal medyanın güçlenmesi ile artık birçok olay anlık olarak yüz binlere ulaşacak, olaylar yapanın yanına kar kalmayacaktır.  

Uzaktan eğitim güçlenecek öğretmenlerin iş güvencesi tehlikeye girecektir. Artık kaçak güreşmek gibi pasif davranışlar takip edilebilecektir. Teknolojiyi takip edemeyen ve üretimlerini sürdüremeyen öğretmenler yavaş yavaş sahadan çekilmek zorunda kalacaktır. Öğretmenler artık, yapay zekâ öğretmenlere, internet ve televizyon okullarına karşı yeni bir duruş göstermek zorunda kalacaklardır. Günümüz öğretmeni, yakın zamanda sınıflara girecek olan yapay zekâ öğretmenlere karşı nasıl bir davranış geliştirebilecektir? Bununla ilgili öğretmen sendikaları veya eğitim şuraları, sivil toplum kuruluşları nasıl bir gelecek veya görev sorumluluğu alacaklardır? Yakın gelecekte merkezi yönetimler öğretmen sayılarını azaltmak gerektiğinde diğer paydaşlar nasıl muhalif bir planlama yapacaklardır?  Eğitim-öğretim sendikaları ve eğitim-öğretim merkezli sivil toplum kuruluşları kendilerini bu yenidünya düzenine karşı nasıl bir duruş alacaklardır? Dünya, eski dünya olmayacaktır. Doğası, kaynakları, canlıları ile canlıların birbirleriyle ilişkileri ile... Bu kelebek etkisi hayatımıza sağlık sorunlarıyla girmiştir ancak büyük değişimlere gebe olması ile artık yeni bir gelecek gerçeği olarak yaşamın gerçeği olarak karşımızdadır. Her meslek gibi öğretmenlik mesleğinin de  yeniden yapılanacağı, okulların yeniden oluşacağı, bir gerçektir.

Büyük soru şu;  bizler bu değişliklerde söz sahibi olabilecek miyiz?





YORUMLAR
2 Yorum

Muhsin Uzun
01-05-2020 01:15:00
Söylediklerinizin büyük bir kısmında haklılık payı olduğunu ve bu salgın, sonrası için birçok soru işaretlerini de beraberinde getireceğini düşünüyorum. Ama başka bir yerden bakıldığında; insanların çocuklarını eğitim yuvası olan okullarda toparlayamadığımızda ebeveynlerin üretime katılamadıklarını görüp okulun önemini kavramamız gerekliliğini anlamalıyız. Yüz yüze eğitim, yani okul veliye, " tamam sen git, çocuğun emin ellerde! " demek değil midir? Okulların fiziki şartlarını ve sizinde dediğiniz gibi öğretmenin bilişsel donanımını arttırarak toplumun kalkanı ve toplumsal üretimin yapılabilmesi için olmazsa olmazının. ' okul ' olduğunu ıskalamamız gerektiğini düşünüyorum.
Haydar KAYA
19-04-2020 15:55:00
Mehmet Bey'in yazdıklarına katılıyorum. Bir gün bu değişimler olacaktı ama, yaşadığımız süreç bu durumu daha da hızlandıracaktır. Virüsün mutlaka kelebek etkisi olacak ve özellikle eğitim, değişim sürecine girecek ve öğretmene olan ihtiyaç azalacak, zamanla da ortadan kalkacaktır...

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI