KAMP GÜNCESİ


Mehmet Sözügüzel
sozuguzel@gmail.com
 
 

Biyolojik çeşitliliğin ve tabiatın önemi konusunda toplumu bilinçlendirmek, koruma altındaki sahaları akılcı yönetmek, tabiatı korumak, geliştirmek vizyonu ile görev yapan  Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’ne  bağlı Şahinler Tabiat Parkı’nda, güzel bir gece kampından sonra tekrar Ankara’ya döndüm, gördüklerim ve yaşadıklarım paylaşılacak  kadar güzel ve keyifliydi.

Ankara’nın griye çalan renginden, soğuk resmiyetli  kent merkezine 107 km, Kızılcahamam  ilçesinden 30 km uzaklıktaki  Şahinler  Tabiat  Parkındaydım.

Şahinler Tabiat Parkı dağları halı gibi kaplayan uzun boylu çam ağaçlarının içerisinde saklı bir huzur yeri. Kendisini korumuş. Ziyaretine gelen misafirlerine bu huzuru sunmak için girişte küçük gölü ile güzel bir hoş geldiniz diyor.

Ağaçlar arasından gelen kuş sesleri sanki gelenlere sevgi  serenatları yapıyor.

 Girişten itibaren  oraya   gelen  insanların güler yüzleri çevrenin huzuruna eşlik  ediyor.

 Çocukları ile göldeki balıkları inceleyen, etrafı rahatsız etmeyen mangal ateşleri, rüzgarın serin eşliğinde insanların birbirini rahatsız etmemek için gösterdikleri müthiş saygı iç dünyamızda güzel hislerin canlanmasına aracılık yapıyor.

Gelen misafirler küçük gruplar içerisinde orman yürüyüşlerine çıkıyor. Gece kamp kurmak isteyenler küçük bir ödeme ile kamp alanına geçiyor. Birbirini gören ancak hiç rahatsızlık vermeyen çadır kurma alanında sadece küçük ateşlerin yakılması için beton kullanılmış. Bunun dışında her alan doğal halinde, gelenler etrafa zarar vermemiş ve hiçbir atık bırakmamış.

Çadırınızı kurmadan önce küçük bir ateş yakıyorsunuz, ateşin sesi en güzel melodiler gibi kendisini dinletiyor. Zorlanırsanız etraftan “yardımcı olabiliriz” diye gelen kıdemli kampçılar sizlere güven veriyor.

Çadırınızı kurduğunuzda sanki ilk gelen sizmişsiniz hissini uyandırıyor.

Çadırı kurduktan sonra odun ateşindeki semaver çayımızı yudumlayarak sanki  ömürlük bir ev kurmuşuz  gibi büyük bir keyif ve özgüvenle gece misafir olarak kalacağımız alanı seyretmek, içilen çaya  ayrı bir zevk katıyor.

Yapılan atıştırmalara küçük kuşlar, eşlik etmek için geliyor. Hem çekingen hem de tatlı bir arsız gibi verilen küçük kırıntıları aldıkları gibi tekrar ağaçların arasında kayboluyorlar.

Kuşlar mı bizi eğitmiş biz mi kuşları eğitmişiz merakı ile karınlarını doyuruncaya kadar kampçılara eşlik ediyorlar.

Yenilen yemek, içilen çaydan sonra artık ormanda güzel bir yürüyüş zamanı deyip ormanın derinliklerine doğru yürüyüş ve merakla çam ağaçları dolu tepelere çıkıyorsunuz.

Her taraf çam ağaçlarının yaydığı güzel kokularla dolu. Gökyüzü sanki hiç yukarılarda değilmiş uzansam neredeyse elimi dokunacakmışım hissi uyandırıyor.

Etrafta insana ait hiçbir şey yok. Her şey bakir, her şey sadeliğini, doğallığını koruyor. Küçük tepeleri büyük bir sevinçle geçiyorsunuz, farkında olmadan ne kadar yorulduğunuzu anlayınca durarak etrafa sanki bir daha buralara tekrar gelinemeyecek veya buraları bir daha böyle görülemeyecek özlemi ile uzaktaki sevdalıya bakarcasına uzun uzun seyrediyor sessizce hayallere dalıyorsun.

Artık güzel bir akşam yemeği vakti. Yol üzerinde yerlere düşmüş ağaç dallarını, çam kozalaklarını toplayarak, çadıra dönüldüğünde sanki kırk yıllık evinize dönmüşsünüz hissi kaplıyor insanın içini.

Kamp ateşleri zevklidir, renklidir, etrafında nice sohbetler açılır nice anılar sanki dünmüş gibi anlatılır.

Çadır kamplarında hazırlanan yemekler, dünyanın en ünlü aşçısının elinden çıkmışçasına zevkle yeniliyor. İnsanların yemeklerin yerken, etrafı kirletmemeleri ve  birbirlerini rahatsız etmemek için gösterdikleri çaba yemeğe ayrı bir lezzet veriyor. Kaldırılan sofra, yerini odun ateşinde demlenen akşam çayına bırakıyor.

Havanın kararması ile her çadırın önünde yakılan küçük ateşler, misafirlere eşlik ediyor. Uzaklardan gelen küçük gülmeler, sizi onların mutluluğuna ortak ediyorlar.

Kuşlar yuvalarına dönmüş misafirleri rahatsız etmemek için sanki derin bir sessizliğe girmişler.

 Kampa ait kangal köpekleri bütün misafirleri korumak için seferber olmuşçasına çadırların arasında geziniyor. Hepsi insanlara alışık ve hiç arsız değiller. Korumacı duruşları ile kamptakilere “siz merak etmeyin bizler buradayız, siz keyfinize bakın“ mesajını  hissettiriyorlar.

Yıldızlar ve ay kendilerini daha net göstermeye başlayınca günün yorgunluğu da“ artık uyuma saati geldi, hadi “ dercesine misafirleri birer birer  çadırlarına davet ediyor.

Her yerde huzur verici bir sessizlik ve çam ağacı kokusu var. Çadırın kapı fermuarını çekerken kendinizi en güvenli evdeymiş hissi ile uyku tulumunuza bırakıyorsunuz. Havanın soğukluğu ilk anlarda uyumanızı zorlaştırsa da alınan oksijenin gücüyle de gözleriniz kendiliğinden kapanıyor.

Mevsim olarak yağan yağmur, çadıra vuran tanelerinin sesleri ile misafirleri uyandırıyor.

İlk anda eyvah yağmur dense de çam ağaçları yağmura şemsiye oluyor.

Hemen ateşi yakmanın, kahvaltıyı hazırlamanın telaşı ile her koşturmaca kalanlara eşlik ediyor. Gün başlıyor içten yaşanan büyük bir huzur ve doğanın verdiği yaşama zevki eşliğinde.

Bu büyük keyif  ve tecrübenin varlığı ülkemizin bir çok yerinde. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’ne bağlı tesisler ve güvenliği altında birçok piknik, seyir ve gezinti alanları hepimizi bekliyor.

Orada yaşanılan küçük anlar, küçük öyküler, bizleri içine alan stresli dünyamızdan uzaklaştırmak için bulunmaz birer nimet.

Çocuklarımıza canlıyı sevmenin, doğanın gerçekliğinin ve güzelliğinin yaşatılması öğretilmesi için en güzel alanlar. Bu alanların bakanlıklar arası iş birliği yolu ile ülkemizin geleceği olan çocuklarımızın doğa ile tanışmaları açısından kullanılmaları ne kadar hoş olurdu.

Bazen mutluluğu, huzuru, uzaklarda aramayıp yakınımızdaki alanlarda paylaşmanın ne kadar kolay olacağını öğrenirsek hem kendimizi hem diğer insanları, hem doğayı hem de diğer canlıları mutlu ederiz. Hem de hiç yorulmadan ve zevk alarak.





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI