İstatistikleştirebildiklerimizden misiniz?


Mehmet Sözügüzel
sozuguzel@gmail.com
 
 

İstatistik kelimesinin kökeni hakkında farklı görüşler bulunmaktadır. Birinci görüşe göre, Latincede “durum” ya da “vaziyet” anlamında kullanılan “status” kökünden geldiğini iddia edilir. İkinci görüş ise “stato” kökeninden gelen ve İtalyanca’da devlet anlamına gelen “istatista” kelimesinden türediğini savunuluyor. Hangi kökenden gelirse gelsin önemli olan istatistiğin eski bir etimolojik geçmişe sahip olduğunun farkında olmaktır.

İstatiksel yöntemlerin aşamaları şunlardır: bilgilerin toplanması, bilgilerin istatiksel analiz yapmaya uygun hale getirilmesi, verilerin sunumu, istatistik tahlil vb. Yapılan tahliller ve elde edilen verilerden bilgi çıkararak değerlendirmede bulunmak, bunların sonucunda da ihtiyaçlara ve gelecek hedeflere nasıl ve hangi yoldan ulaşmamız gerekliliği konusunda bizleri bilgilendirmek için kullanılan birçok veriyi istatistik ile öğrenebiliriz.

Her konuda olduğu gibi istatistik bilimi de uygulayıcıların insafına göre yol alabilmektedir. İstediğimiz sonuç gerçeklere uzaksa bile istatistiği etik olmayan veriler ve taramalar ile değiştirerek ulaşmak istediğimiz hedefe göre çarpıtabiliriz. Eğer kitap okuma alışkanlığını yüksek çıkarmak istiyorsak kitap okumaya yönelik araştırmayı bir kütüphane önünde ya da bir kitapevinde yaptığımızda ulaşacağımız hedef biz kitap okumayı çok seven bir toplum olduğumuz yönünde olur. Ya da okul bahçesinde anne babalara “çocuğunuzun okuluyla ilişkiniz ne?” dersek çok istekli ve meraklı ebeveyn sayımız vardır deriz. Dolayısıyla da bu sonucu genele yayarak ona hiç ihtiyaç duymayan insanlara da bu isteği ihtiyaç var diyerek dayatabiliriz.

Tabii istatistiği ulaşmak istediğimiz hedefe, istediğimiz sonuca göre yönlendirirsek amacımızda başarılı olur ancak toplumsal gerçeklik ve ekonomik durumlardan uzaklaşır, ihtiyaca göre değil siparişe göre çalışmış oluruz. Örneğin, yüzümüzdeki ateş ölçümü kırk derece; aynı ölçüm ayağımıza da yapılıyor yirmi derece; ortalaması otuz derece hastaya “çok sağlıklısın gidebilirsin” diyoruz.  Hastanın yüzünü düşünmek bile istemiyorum bu durumda.
İstatistiki aldatmalar siyasette de çok kullanılıyor. İstenilen algıyı büyük kitlelere istenilen şekilde içselleştirmeleri için değiştirilmiş anket sonuçları ile toplumsal hareket ve davranış beklentileri olarak yayımlayarak seçmen davranışları değiştirilebiliyor. Bununla birlikte istatistik üst yönetimleri de yanlış yönlendirebiliyor. Tarihimizde istatistik bilgilerinin yanlış okunması veya yanlış tutulması ile çok acı olaylar da yaşanmış olabilir mi? Bunu sorgulamakta fayda var. Acaba gerçek istatistik bilgileri tutulsaydı Sarıkamış faciası olur muydu? İhtiyaç olmadığı halde çok büyük AVM’ler ile çevremiz dolar mıydı? Hiç ihtiyaç olmamasına rağmen bunca yüksek okul açılır mıydı? İstatistikleri uzun incelemeler ile değerlendirseydik okul çağı nüfuslarının okuma oranındaki değişkenliklerin toplumsal bir kaosa doğru gittiğini, çocuk yaştaki kızların evliliklerini hayallerin daha anlamlaştırılamadan yok oluşlarını daha iyi okuyamaz mıydık? İstatistik ekonominin temeli, başlangıcı olarak değerlendirilseydi bu kadar işsizlik olur muydu? Yakın gelecekte ihtiyaç olmayacak birçok meslek için hala öğrenci yetiştirilmesine çaba harcanır mıydı?

Kendi yaşamımızdan, ailemizin ihtiyaçlarına, mahallemiz ihtiyaçlarından ülkemizin geleceğine, dünya vatandaşı olabilmek ve gelişebilmek için istatistiği etik açıdan temel almak ve gerçek ihtiyaçları, hedef yollarını belirleyerek hareketi başlatmak hepimizin asıl görevlerinden bir olmalıdır. İstatistik sonuçlarını sorgulamanın, demokratik bilincin oluşmasında bir kapı görevi olduğunu bilmek toplumsal sorumluluk ve toplumsal bir borç olarak hayatımızın içinde olmalı ve oldurulmalıdır.

Hastanın ateşi doğru ölçülmeli, yanlış istatistiki verilerin esas alınarak hasta öldürülmemelidir.

 





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI