BOŞ ZAMAN


Mehmet Sözügüzel
sozuguzel@gmail.com
 
 

Hepimizin şokunu yaşadığı Corana virüsü, dünyamıza bir kaos gibi çöktü.

Tarihte hastalık salgınları sonucu, milyonlarca insan hastalanarak ölmüştür. En büyük salgın ve can kayıplarının başında 75 ila 100 milyon insanı öldürdüğü tahmin edilen Kara Veba Salgını oldu. 1347-1351 yılları arasında Avrupa’da büyük yıkıma yol açan veba salgını, Asya'nın güney batısında başlayarak 1340'lı yılların sonlarında Avrupa'ya ulaştı. Salgına Yersina pestis adlı bakterinin yol açtığı düşünüldü. 4 ayrı RNA virüsünün yol açtığı “Kanamalı ateş” salgınları, 1545-1548 yılları arasında Meksika’da ortaya çıktı ve tahminen 5 ile 15 milyon insanı öldürdü. Veba bu kez 1647-1652 yılları arasında İspanya’yı kasıp kavurdu. “Kara Ölüm", İspanya’da 76 bin ölümden sorumlu tutuldu. İspanyol gribi ya da İspanyol nezlesine, 1918-1920 yılları arasında H1N1 virüsünün ölümcül bir alt türü yol açtı. İspanyol Gribi, 18 ay içinde 50 ile 100 milyon arası insanın ölümüne sebep olarak insanlık tarihinde bilinen en büyük salgınlardan biri oldu. Birinci Dünya Savaşı'nın son aylarında tüm dünyayı etkisi altına alan İspanyol gribinin, dört yıl süren savaşın bitmesinde rol oynadığı düşünülüyor. 2014 yılında dünyada yaklaşık 36.9 milyon insanın HIV pozitif olduğu belirtildi. 2010 yılında 1.8 milyon insan AIDS nedeniyle hayatını kaybetti, bu sayı 2005 yılında 2.2 milyondu. Görüldüğü üzere insandan insan geçen mikroplar virüsler yeterli kontroller öz bakımlar ve toplumsal bilinç ve duyarlılıklar sağlanamazsa bir anda milyonların hayatına mal olabiliyor, maddi manevi krizlere, insanlığın birinci gündemine getirebiliyor.

Günümüzde hayvandan insana geçen bir virüs nedeni ile Dünya Sağlık Örgütü, bütün dünyada karantina ilan edecek kadar ciddi ve karamsar bir karar almıştır. Ülkeler sınırlarını kapamış, daha da ileri giderek sokağa çıkma yasağı talimatını almaya başlamışlardır. Burada hepimizin hayal bile etmediği bir gerçek karşımıza çıkmıştır. Ya bana bulaşırsa, ya aileme bulaşırsa, ya komşum hastaysa... Otoritelerin birinci önlem olarak bizlere ilettiği, zorunlu olmadıkça evinizden çıkmayın! Günümüz insanı; milyonlarca bireyin bir arada, büyük şehirlerde sıkışmış bir halde yaşama alışkanlığına sahip olmuştur. Günümüz insanı, aktif bir hayat tarzı sürmektedir. Vaktinin çoğunu evinin dışında geçirirken diğer insanlar ile hep temas halindedir, zorunlu evde kalmaya alışık değildir. Hele ki süre açık uçluysa, bu salgının ne zaman biteceği belli değilse. Şimdi karşımıza ikinci sorun çıkıyor; bu süreçte ne yapacağız?

Şimdi boş zamanın tanımına bakalım: Serbest zaman ya da boş zaman, iş ve gerekli kişisel faaliyetler dışında geçirilen zaman dilimidir. Bir başka deyişle yemek, uyku, işe gitme, şirket idaresi, okula gitme, ödev yapma ve ev işleri gibi mecburi faaliyetlerin öncesi veya sonrasında dinlenmeye ayrılan keyfî zamandır. Evde geçirilecek boş zamanın niteliksiz kullanılması, başka sorunları karşımıza çıkaracaktır. Boşanmalara kadar gidebilecek şiddetli  kavgalar, çocuk sahibi oranlarındaki patlamalar, çocukların enerjilerini harcayamamaları sonucu sosyal medya kullanımındaki patlamalar, yalan haberler ile her gün karşılaşan insanların korku panik patlamaları. Yaşanabilecek sorunlar düşünüldüğünde daha birçok başlık karşımıza çıkacaktır. Peki nitelikli boş zaman doldurma nasıl olacak? Öncelikle fiziksel aktivitelere zaman ayrılması lazım, ev içerisinde yapılabilecek serbest jimnastik hareketleri ile fiziksel sağlığımızı biraz olsun arttırabiliriz. Mutfakta yeni yemek türlerine vakit ayırma, unutulan ve emek isteyen yemekleri öğrenerek yapma alışkanlığımızı zenginleştirebiliriz.

Yıllardır ihmal ettiğimiz dijital hafızada olan resimleri arşivleyerek güzel anıları konuşabiliriz. Kitap okumanın yanına yazı alışkanlığını getirecek çalışmaları başlatabiliriz. Bulmaca ve benzeri zihin oyunları da vakit geçirmede ve olumsuz düşüncelerden kurtulmada etkili olacaktır. Saksıların topraklarını değiştirmek, çiçek bakımı, evimizde günlük temizlik alışkanlığını da aşırıya kaçmadan yapabiliriz.

En önemlisi evde kavga ortamlarından uzak durmak için önlemler almalıyız. Bu dönem sonunda boşanmalarda bir artış olacağı da gözlenecektir. Genç aileler çocuk düşünecek, yaklaşık bir yıl sonra doğum oranlarında büyük artış olacağı gözlenecektir. Günlük hijyen kurallarını arttırmak, en etkili virüs savar olacaktır. İzlenmeyen değerli filmleri izlemek de evdeki boş zamanımızı geçirmede bizlere kolaylık sağlayacaktır. Hepimiz bu süreci atlatacağız, önemli olan hoş anılarla atlatabilme yollarını bulmak; hepimize şimdiden sabırlar diliyorum.





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI